JavaScript Nedir?

JavaScript Nedir?

JavaScript, web sayfalarına canlılık ve dinamiklik getirmek için oluşturulmuş bir betik dildir.
HTML koduna gömülü ya da dahili olarak yazılıp sayfa yüklendiğinde doğrudan çalıştırılabilir. Dolayısıyla kodlar herhangi bir derleyiciye ihtiyaç duymadan çalışabilir.
Bunları ele aldığımızda JavaScript diğer dillere kıyasen oldukça farklıdır.

JavaScript’in Tarihçesi

İlk olarak 1995 yılında NetScape Şirketinde çalışan Brendan Eich tarafından yazılmıştır.
JavaScript ilk başta “LiveScript” adıyla yazılmıştır. Fakat Java dili o zamanlarda çok fazla gündemde olmasından dolayı yeni bir dil ve “küçük kardeş” olarak görüldüğünden dolayı adını JavaScript olarak almıştır.
Fakat bu olay kötü sonuçlar doğurmuştur;
Java o zamanlarda çok popüler ve güçlü bir dil olduğundan dolayı kullanıcılar JavaScript’i Java dilinin daha basit ve yararsız bir alt dili olarak algılamıştır. Bu algının etkileri günümüzde bile halen etkisini göstermektedir.
JavaScript’in geliştirilmesi günümüzde NetScape veya günümüz adıyla Mozilla tarafından yapılmaktadır.

JavaScript’i Eşsiz Kılan Nedir?

JavaScript’i eşsiz kılan 3 temel neden vardır;

•    HTML/CSS ile beraber çalışması,

•    En çok bilinen tüm tarayıcılarda ön tanımlı olarak gelip sorunsuz şekilde çalışması,

•    Kolay işleri kolay bir şekilde yapabilmeyi sağlamasıdır.

Bu özelliklerin hepsini içinde barındıran başka hiçbir tarayıcı teknolojisi yoktur.
Bu yüzden JavaScript en çok kullanılan tarayıcı teknolojisidir ve onu eşsiz kılan da budur, günümüzde hemen hemen bütün tarayıcıların altyapısında da JavaScript çalışır.

Özet Olarak

İlk başta sadece ağ tarayıcılarında çalışmak üzere tasarlanmış bir dil olsa da günümüzde birçok yerde(client-side ve native mobil uygulamalar gibi) çalışabilir.
HTML ve CSS ile kusursuz uyumluluğundan dolayı dengi yoktur.
Her ne kadar ilk başta Java dilinin yeteneksiz bir alt dili olarak görülse de günümüzde çok gelişmiş bir programlama dilidir ve Java ile alakası yoktur.

Açık Kaynak Kodu Nedir?

Açık Kaynak Kod Nedir?
“Açık kaynak kodlu yazılım” terimini sıkça duyuyoruz. Linux ve Linux tabanlı Android gibi yazılımların açık kaynak kodlu olduğunu biliyoruz. Peki açık kaynak kod tam olarak ne demek ve açık kaynaklı yazılımın avantajları neler?

Programlar, yani kısaca .exe, ..dmg, .deb gibi dosyalar, binlerce “kaynak kodu” satırından derlenmiştir. Programlama dilini bilmeyenler için fazlasıyla karışık görünebilecek bu kodlar, bir uygulama dosyası olarak derlenir. Derleme işleminden sonra artık kaynak koduna ihtiyaç duyulmaz. Dolayısıyla iTunes gibi bir yazılımı çalıştırırken kaynak kodunu görmez, sadece ürünün son halini görürsünüz. Çoğumuz için bu zaten olması gereken şeydir. Açık kaynak kodlu yazılımlar ise kaynak kodlarıyla beraber yayınlanırlar. Geliştirici, bazen onları derleyip, kaynak kodlarının yanında bir uygulama dosyası da sunabilir. Bazı durumlarda ise derleme işi kullanıcıya bırakılır.

Avantajları ;
-Açık kaynak kodlu yazılımlar, programcı topluluğunun gelişimini sağlar. Bu sayede eğitime, yaratıcılığa ve ilham almaya yardımcı olur.
-Açık kaynak kodlu yazılımlarda örneğin bir açık bulunduğunda, onunla ilgilenen çok daha fazla kişi olduğundan çok daha çabuk kapatılabilir. Kapalı kaynak kodlu yazılımlarda ise uzun bir süre beklemeniz gerekebilir.
-Yazılımların farklı çeşitlerinin ortaya çıkmasını sağlar. Örneğin Mozilla Firefox, Chromium ve Linux’tan türeyen birçok yazılım var.
-Yazılım geliştiricisinin PC’nizde şüpheli işler çevirmediğinden emin olmanızı sağlar. Kaynak kodu kapalı bir yazılımın yaptığını iddia ettiği şeyleri gerçekten güvenilir yoldan yaptığını anlamanın çok fazla yolu olmayabilir.

Açık kaynak kodlu işletim sistemleri;
Kişisel bilgisayar kullanımının popüler bir hal almaya başladığı zaman dilimi içerisinde işletim sistemi olarak en çok kullanılan sistemler Windows ve Apple’ın ürettiği Mac OS işletim sistemleriydi. Bu işletim sistemleri kullanıcılara belli bir lisans karşılığı satılıyor ve kaynak kodları gizli olarak ulaşıyordu. Ticari amaçlara dönüştürülen bu işetim sistemleriyle beraber tamamen açık kaynaklı “özgür yazılım” hareketi de baş gösterdi. Bu hareket sonucunda ortaya güzel bir alternatif olarak Linux tabanlı dağıtımlar sunulmaya başlandı. Hala günümüzde azımsanamayacak bir aktif kitle tarafından kullanılan Linux tabanlı işletim sistemleri açık kaynak kodludur ve kullanıcılarının geliştirmesine açık olarak yayın yapmaktadır. Açık kaynak kodlu ve özgür bir yazılım olduğu için de Linux dağıtımlarının büyük bir kısmı ücretsiz olarak kullanılabilmektedir.

Son olarak; kaynak kodların daha kolay yorumlanabilmesi için yazılımcılar kod satırlarının içerisine yorum ekleyebilirler. Eklenen bu yorumlar sadece kaynak kod dosyası incelenirken görünür ve normal şartlarda görülemez. Bu yorumların eklenmesinin nedeni sistemi parçalara ayırmak ve olası güncelleme ya da sorun giderme durumunda diğer yazılımcıların veya kendisinin kolayca doğru kod parçasını bulmasına yardımcı olmasıdır. Sadece işletim sistemi değil birçok alanda hizmet eden küçük ya da büyük birçok yazılım geliştirilmektedir. Açık kaynak topluluğu Photoshop gibi ticari yazılımlara alternatif olarak Gimp gibi açık kaynaklı ve ücretsiz yazılımlar çıkarmıştır ve çıkarmaya devam etmektedir. Çeşitliliği ve kaliteyi artırmak için kullanılarak ya da geliştirilerek destek verilmesi gerekir.

İşlemci Nedir?

İşlemci (CPU) Nedir?

Türkçesi merkezi işlem birimi(Central Processing Unit) olarak çevrilen ve kısaltması CPU olan işlemciler, 1970’li yıllarda ilk defa hayatımıza girdiğinde binlerce transistöre ev sahipliği yaparken şimdi milyonlarca transistörün silikon bir çip üzerinde birleştirilmesi ile meydana gelmektedir. Aritmetik ve mantıksal işlem yapma yeteneğine sahip olan işlemciler, kısaca bilgisayarların verilerini işleyen ve yazılım komutlarını gerçekleştiren bölümü olarak ifade edilmektedir.
İlk mikroişlemci 1970’te Intel firması tarafından “Intel 4004” adıyla piyasaya sürülmüştür. Onu takiben geniş çaplı bir mikroişlemci olan Intel 8080’in ise 1974’te tanıtılmıştır. Ardından günümüze kadar uzanan gelişim, MİB teriminin mikroişlemciler yerine kullanılmasına neden oldu. Çalışma hızları kullanılan mimari ve üretim teknolojisine bağlı olarak değişkenlik gösteren işlemcilerin hız birimleri Hz, MHz ve GHz olarak ifade edilirken, gelişen teknoloji ile birlikte günümüzde genellikle hız birimi GHz olan işlemcileri görmekteyiz. Bu alanda MİB’lerin tek kalıp üzerinde üretilmesinin sağladığı avantajlar, 10 MHz civarlarında olan saat hızlarının günümüzde GHz seviyelerine taşınmasına fayda sağladı.

CPU Çalışma Prensibi Nedir?

Aritmetik ve mantıksal işlem yapma yeteneğine sahip olan işlemciler, makine dili olarak adlandırılan, 0 ve 1’lerden oluşan düşük seviyeli kodlama sistemi ile çalışmaktadır. Yani işlem yapmak için 2’lik sistemleri (10010011) kullanır. Ekrandaki görüntülerin oluşması için hafızadaki 2’lik değerleri birleştirerek işlem yapar. Komutların yerine getirilmesi için işlemciye gelen sinyalleri milyonlarca transistörlerden geçer ve 4 işlem gibi temel matematiksel işlemlere dönüştürür. Bu işlemler ALU da gerçekleştirilir. Böylelikle istediğimiz çıktı ekranda bize sunulur.

İşlemcinin Görevi Nedir?

İşlemciler, bilgisayarda yönetici konumunda çalışır. İnsan beyninin tüm vücut organlarını sinir sistemi vasıtasıyla yönetmesi gibi işlemciler de kontrol sinyalleriyle sisteme bağlı tüm birimlerin çalışmasını düzenler ve bu birimleri yönetir. İşlemci kendine gelen komutları işler ve sonuçlarını çevre birimlerine ya da belleklere gönderir. Gönderilen komutlara göre işlemci 3 temel işlemi gerçekleştir;

•  Mikro işlemci kendi içindeki ALU (Arithmetic Logic Unit-Aritmetik Mantık Birimi) birimini kullanarak matematiksel ve mantıksal işlemleri yapar.
•  İşlemci bellek bölgesindeki verilerin yerlerinin değiştirilmesini sağlar.
•  Kendine gönderilen komutlara göre hareket eder ve yeni görevleri başlatır.

İşlemci Çeşitleri

Nasıl ki herhangi bir aletin veya eşyanın birçok çeşidi oluyorsa işlemcilerin de onlar gibi birçok çeşidi vardır. İşlemciler Slot ve Soket tipi işlemci olmak üzere ikiye ayrılır ;

Slot Tipi İşlemciler;
Kasanın üzerine monte edilen işlemci tipidir. Dikdörtgen bir kart şeklindedirler. Günümüzde üretimi durdurulmuştur.

Soket Tipi İşlemciler;
Anakarta takılan işlemci türüdür. Kare biçimde üretilirler. Takıldıkları anakarta mandal ile tutturulurlar.  Alt yüzeylerinde işlemcinin türüne göre bir çok pin bulunur.  Dolayısıyla işlemciler anakarta uygun bir türde alınmalıdır.

İşlemci Üreticileri

İşlemci üreten firmalarda Intel ve AMD (Advanced Micro Devices) firmaları başta olmak üzere Qualcomm, Samsung, MediaTek, HiSilicon, Zilog, Mostek, NexGen gibi eski-yeni birçok firma yer alır. Her firmanın kendine göre işlemci serisi bulunmaktadır. Örneğin Intel firması “Intel Core” serisini sürdürürken AMD firması “Ryzen” serisini sürdürmektedir. Farklı tüketicilerin isteklerini karşılamak amacıyla düşük-yüksek fiyatlı işlemciler çıkaran firmalar tüm tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılayarak daha fazla kitleye ulaşma amacı güderler.  Böylelikle daha fazla işlemci satma imkanı yakalarlar.

Bootstrap Nedir?

Boostrap Nedir?
Bootstrap açık kaynak kodlu, ücretsiz bir CSS “Framework”tür. İlk olarak 2010 yılının ortalarında Twitter’dan Mark Otto (@mdo) ve Jacob Thornton (@fat) adlı geliştiriciler tarafından oluşturulmuştur. En başta “Twitter Blueprint” olarak çıkması beklenen Bootstrap çıkmasına bir kaç ay kala Twitter’ın düzenlediği birinci “Hack Week” sayesinde geliştiriciler tarafından fark edilip çok üst seviyelere taşınmıştır. Böylelikle Bootstrap; Twitter Blueprint yerine Bootstrap CSS Framework olarak piyasaya sürülmüştür.

Bootstrap ile Ne Yapabiliriz?
Kolayca masaüstü, dizüstü, tablet ve mobil cihazlar için uyumlu siteler yapıp, kendimiz yapmaya çalıştığımızda uzun vakit alacak tasarım ögelerini sıfırdan kadlamaktansa halihazırda yapısı Bootstrap ekibi tarafından kodlanmış olan açılır menüler, butonlar, navigasyon barlar gibi tasarım ögelerini sadece düzenleyip çağırarak kullanabiliriz. Yani kısacası az vakit harcayarak büyük işler çıkarabiliriz. Bu tarz arayüz geliştirme kütüphaneleri sağladığı kolaylıkların yanısıra web geliştirmede standartlara bağlı kalmak için de güzel bir seçim olacaktır.

Nasıl Öğrenebilirim?
Kendi sitesi Bootstrap’i kullanmak için en güzel kaynaktır. Projenize Bootstrap’e ait JS ve CSS dosyalarını dahil ederek başlayabilirsiniz. 4 versiyonu ile yenilenen web sayfasından ihtiyacınız olan her bölüm için hızlıca anlatım sayfasına ulaşabilirsiniz. Ayrıca eğitimlerin yer aldığı ücretli-ücretsiz birçok kaynak mevcuttur. Birçok web sayfasında kullanıldığından dolayı dokümanları da çok fazladır. Hızlıca öğrenip web projelerinizi Bootstrap tabanlı olarak inşa edebilirsiniz.

Sonuç olarak;
Ücretsiz bir kütüphane olan Bootstrap’i kolay kullanımı sayesinde hızlıca öğrenip, sayfamızın kodlarına entegre ettikten sonra kullanmaya başlayabiliriz. Böylelikle zamandan tasarruf ederek kolayca mobil uyumlu siteler yapabiliriz.

DNS NEDİR?

DNS Tarihçesi

1984 yılından önce DNS diye bir teknoloji üretilmediği için IP-ISIM çözümlemesi HOSTS adındaki bir metin dosyası ile sağlanmaktaydı. Bilgisayarların isimleri ve IP adresleri HOSTS dosyasına elle kaydediliyordu. İnternette ki her bilgisayarda bu dosyanın bir kopyası bulunmaktaydı. Bir bilgisayar diğer bir bilgisayara ulaşmak için bu dosyayı inceliyor eğer karşı tarafın adıyla uyuşan bir alan adı bulursa IP adresini alıp karşı tarafla iletişime geçiyordu.
Bu sistemi kolaylaştırmak adına yetkililer 1984’te DNS’i ürettiler. DNS hem bilgisayar veri tabanını dağıtık bir yapıya sokuyor hem de bilgisayarlar arasında hiyerarşik bir yapı kurulmasını sağlıyordu.

DNS Nedir?

Domain Name System’in kısaltılmış şeklidir. Türkçe’ye “Alan İsimlendirme Sistemi” olarak geçmiştir. Bir nevi internetin telefon rehberidir. IP adreslerini alan adı isimlerine çevirerek daha kolay akılda kalmasını sağlar. Böylelikle internet çubuğuna akılda kalması zor olan IP adresleri**(74.125.224.83 gibi) yazmak yerine daha kolay olan **alan adlarını(www.google.com gibi)* yazarız. DNS sisteminde IP adres bilgilerini tutmaya yarayan DNS sunucuları bulunur.

DNS’in Kullanım Amacı Nedir?

DNS’in kullanım amacı son derece basittir, kolay anlaşılabilir ve kullanılabilir makine ve alan isimleri ile makine IP adresleri arasında çift taraflı dönüşümü sağlar. IP adreslerinin gündelik hayatta kullanımı ve hatırlanması pek pratik olmadığı için **alan adı isimlendirme sistemi kullanılır.
Ana amacı, ağ üzerinden gelen alan adı veya IP numarası ile ilgili sorgulamalara yanıt vermektir.

DNS Nasıl Çalışır?

DNS sistemi isim sunucuları ve çözümleyicilerinden oluşur. İsim sunucuları olarak düzenlenen bilgisayarlar alan adlarına karşılık gelen IP adresi bilgilerini tutarlar. Çözümleyiciler ise DNS istemcilerdir. DNS istemcilerde, DNS sunucu ya da sunucuların adresleri bulunur.
Bir DNS istemci bir bilgisayarın ismine karşılık IP adresini bulmak istediği zaman isim sunucuya başvurur. İsim sunucu, yani DNS sunucu da eğer kendi veri tabanında öyle bir isim varsa, bu isme karşılık gelen IP adresini istemciye gönderir.
İnternet adresleri tr (Türkiye), de (Almanya) gibi ülkelere göre ayrıldıktan sonra bir alt dal olan üst-düzey (top-level) alan adı uzantıları gelir. Üst-düzey alan adı uzantıları aşağıdakiler gibidir;

.com : Ticari kuruluşları gösterir.
.edu : Eğitim kurumlarını gösterir.
.org : Ticari olmayan, hükümete de bağlı bulunmayan kurumları gösterir.
.net : İnternet omurgası işlevini üstlenen ağları gösterir.
.gov : Hükümete bağlı kurumları gösterir.
.mil : Askeri kurumları gösterir.
.num : Telefon numaralarını bulabileceğiniz yerleri gösterir.
.arpa : Ters DNS sorgulaması yapılabilecek yerleri gösterir.

Özetle, DNS istemciler ile isim sunucularda bulunan İSİM-IP bilgilerini kolaylıkla bulup karşı taraf ile iletişime geçebiliriz.

W3C Nedir?

W3C Nedir?

W3C 1 Ekim 1994 yılında Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde Tim Berners-Lee tarafından MIT ve CERN bünyesinde kurulmuştur. Açılımı “World Wide Web Consortium (Dünya Çapında Ağ Birliği)” dur. Kuruluşunda birçok ünlü ve gönüllü yazılımcının katkısı olmuştur.
Kurulma amacı dünya çapında ağ standartlarını belirlemek olan bu oluşum kurulduktan sonraki yıllarda HTML 4.01, PNG formatı, CSS 1 ve 2 gibi çalışmalar yayımlamışlardır.

Neden kullanılır?

Kullanım amacı oldukça basit ama bir o kadar da önemlidir. İnternette ki web sitelerinin bozuk görünümlü olmalarının en temel sebeplerinden birisi W3C standartlarına uygun kodlanmamış olmalarıdır. Yani diğer bir deyişle W3C kontrollerini düzgün bir şekilde yaparsak en azından HTML tarafından sitenizde bir sorun ya da eksiklik olmayacaktır.

Nasıl Kullanılır?

Sitenizin arayüz kodlama kısmı bittikten sonra “W3C Validator” sayfasına gidip HTML’inizi gösterilen alana yapıştırarak ya da site adresinizi doğrudan yapıştırarak, çıkan sonuçtaki hataları ve eksiklikleri düzeltip standartlara uydurmanız gerekmektedir. Bu sayede oluşabilecek hataların önüne geçebilirsiniz.

Standartların Önemi

W3C Standartları arayüz kodlama yapan yazılımcılar tarafından muhakkak bilinmeli ve uygulanmalıdır. Faydalarını özetlemek gerekirse;
-Arama motorlarına sitenizi bulmaları için büyük kolaylık sağlar. SEO’nun mantığı “Google gibi düşünmektir” . Bu nedenle web sitenizi yaparken W3C standartlarını göz önünde bulundurarak kodlarsanız sitenizin arama motorlarında bir adım öne geçmesini sağlayabilirsiniz.
-Eğer sitenizin W3C standart kontrolü yapılmamışsa farklı tarayıcılarda bazı sorunlara neden olabilir.

Standartları Nelerdir?

W3C’nin genel olarak standartları aşağıdaki gibidir;
– Etiketler her zaman küçük harflerle kullanılmalıdır.
– Tek etiketli kod bloklarında eğik çizgi (taksim) unutulmamalı ve her zaman eğik çizgiden önce boşluk bırakılmalıdır.
– Belge tipi mutlaka belirlenmelidir.
– “img” etiketlerine alt özelliği eklenmesi standartlar kapsamında önemli bir gerekliliktir.
– Sitenizdeki bağlantılara “title” özelliği ekleyerek arama motorlarını bilgilendirmeniz gerekmektedir.
– Parametre değerleri mutlaka tırnak içinde yazılmalıdır.
– Sitenizde kullanılan başlık yapısı h1 etiketinden başlayıp h6’ya doğru kullanılmalıdır ve h1 etiketi bir defa kullanılmalıdır.

Özet ile W3C 1994 yılında, web sitelerinin standartlarını belirlemek amacıyla kurulmuş bir oluşumdur. W3C Validator ise bu standartlara ayak uydurmanız için gereken testi yapabileceğiniz adrestir. “https://validator.w3.org” adresinden W3C validator sayfasına ulaşabilirsiniz.

HTML DOM Nedir?

DOM Nedir?

Document Object Model(Doküman Nesne Modeli)’in kısaltması olan DOM dokümanlara erişmek için olan bir W3C standardıdır.
DOM dokümandaki nesnelere erişmek ve içeriğini, stilini, yapısını değiştirmek için kullanılır.

DOM Yapısı

DOM Yapısını bir ağaç olarak düşünebilirsiniz. En tepede yani kökte HTML etiketi, onun altında ise içerisine yazılmış diğer etiketler bulunur. Örnek olarak sayfa yapısını DOM yönünden inceleyelim.

<html>
<head>
<title></title>
<style></style>
</head>
<body>
<div>
<p>1453 Tasarım</p>
</div>
</body>
</html>

Yukarıda gördüğünüz HTML yapısı aslında şu şekildedir:

HTML DOM Nedir?

HTML için kullanılan doküman nesne modelidir. HTML Elementlerini objeler olarak, HTML elementlerinin tüm özelliklerini, HTML elementlerine erişmek için metotları, tüm HTML elementleri için olayları tanımlar. Diğer bir deyişle HTML DOM yeni elementler eklemek, elementleri değiştirmek veya silmek için kullanılır.

HTML DOM Metotları

HTML DOM metotları elementler üzerinde uygulayabileceğiniz eylemlerdir.
HTML DOM özellikleri ise elementlerin değiştirebileceğiniz veya ayarlayabileceğiniz değerleridir.

HTML DOM’a JavaScript ile erişim sağlayabilirsiniz. Örnek olarak aşağıdaki kod bloklarında p elementinin içerisindeki metni değiştirdik.

<html>
<body>

<p id=”metin”>1453yazilim.com</p>

<script>
document.getElementById(“metin”).innerHTML = “Değiştirilmiş Metin!”;
</script>

</body>
</html>

Bu örnekte document. getElementById bir metod, innerHTML ise bir özelliktir. HTML elemanlarına erişmek için en çok kullanılan yol getElementById metodudur. Bu metot ile dokümanın içinde verdiğimiz id’ye sahip elementi bulup üzerinde işlem yapabiliriz.

HTML DOM Doküman Nesnesi

Doküman nesnesi web sitenizi temsil eder. Bir HTML elementine erişmek için dokümanınıza erişmekle başlamanız gerekir. Aşağıda doküman nesnesini kullanarak elementlere nasıl erişebileceğiniz hakkında bazı örnekler verdik:

document. getElementById(id) – Elementi ID’ye göre seçici
document. getElementsByClassName(class) – Sınıfa göre seçici
document. getElementsByTagName(etiket) – Etikete göre seçici

jQuery’de DOM

jQuery kullanarak HTML elementlerini daha kolay manipüle edebilirsiniz. Örnek olarak JavaScript kullanarak bir elementi ID’sine göre almanın jQuery ile farkı aşağıdaki gibidir.
JavaScript: document.getElementById(id);
jQuery: $(“#id”);

Gördüğünüz gibi jQuery’de bir elementi seçmek JavaScript’te olduğundan daha kısa ve kolaydır.

Örnekler

Örnek 1: Bir a elementinin href özelliğini ve içerisindeki yazıyı değiştirelim.

<html>
<body>

<a href=”https://www.google.com.tr” id=”link”>Google</a>

<script>
var a = document.getElementById(“link”);
a.href = “https://www.1453yazilim.com”;
a.innerHTML = “1453 Tasarım”;
</script>

</body>
</html>

Örnek 2: Bu sefer dokümanımızdaki bir div’e kendimiz JavaScript ile oluşturduğumuz bir p elementini ekleyelim.

<html>
<body>

<div class=”div”></div>

<script>
var div = document.getElementsByClassName(‘div’)[0]; //Burada getElementsByClassName bulduğu elementleri bir dizi(array) olarak döndürür. Bu sebeple biz 0. yani ilk elemanını alıyoruz.
var p = document.createElement(‘p’); //createElement() element oluşturmak için kullandığımız kod.
p.innerHTML = “1453 Tasarım”;

div.appendChild(p); //AppendChild kodu bir elementin içerisine istediğiniz bir elementi eklemeye yarar.
</script>

</body>
</html>

Yani kısacası DOM HTML dokümanını manipüle etmek, dokümana yeni elementler eklemek, silmek, değiştirmek için kullanılan bir W3C standardıdır. Web arayüzlerin temel iskeleti DOM yapılarıdır. Yeni nesil JS kütüphanelerinin(örneğin; React, Vue, Angular) de birçoğu sadece DOM yapısında güncellemeler yaparak, hızlı sayfa geçişleri ve daha hoş bir deneyim sağlar.

UI ve UX Nedir?

UI ve UX Nedir?

İnternet sektörünün giderek büyümesiyle beraber farklı uzmanlık alanları da ortaya çıktı. UX ve UI, isimlerini İngilizce de ki User Experience (Kullanıcı Deneyimi) ve User Interface (Kullanıcı Arayüzü) kelimelerinin baş harflerinden alırlar. Günümüzde UX ve UI kavramlarının çok büyük önem kazanması UX nedir, UI nedir gibi soruları beraberinde getirmiştir. Bu durumun sebebi bir tasarımın genel görünümü kadar kullanıcı odaklı olmasının da günümüzde çok önemli bir noktaya gelmiş olmasıdır.

UI Nedir?

UI, kullanıcı arayüzü anlamına gelmektedir ve kullanıcıların sitede rahatça dolaşması ve sitede daha uzun süre kalması site içeriklerine daha rahat ulaşması gibi deneyim odaklı iyileştirmeler amaçlanır. UI ne demek diye sorduğumuzda aklımıza ilk gelecek olan şey kısaca kullanıcı konforu odaklı görsel tasarımlardır.

UX Nedir?

UX, kullanıcı deneyimi tasarımı bir arayüz tasarımı yapmaktan çok kullanıcıların site üzerindeki etkileşiminin nasıl olacağıyla ilgilenmektedir. İşte bu etkileşimin nasıl olacağını hayal edip tasarlayan kişiye User Experience Designer yani kullanıcı deneyim tasarımcısı denir.
UX Tasarımcılarının Kullandığı Bazı Programlar;

  • MindManager
  • SmartDraw
  • MockPlus
  • UserTesting

Bunlara benzer olarak daha yüzlerce uygulama mevcut. Microsoft Visio, Axure RP, AppCooker, Flinto, Sketch, InVision, Optimizely, Trello, Time Doctor, Fotojet gibi programlar UX tasarımcılar için oldukça yardımcı yazılımlardır.

UI Tasarımcılarının Kullandığı Bazı Programlar;

  • Sketch
  • Adobe XD
  • Gravity Designer

Bunlara benzer olarak Affinity Designer, Figma, gibi yenilikçi programları tercih edebilirsiniz ya da daha geleneksel tasarımcıların yaptığı gibi Adobe Photoshop, Illustrator kullanabilirsiniz.

Özetlemek gerekir ise, UI tasarımı tamamen arayüz tasarımı ile ilgili iken UX tasarımı tasarlanacak arayüzün nasıl daha basit, hızlı ve efektif kullanılması gerektiği ile ilgilenir.

API Nedir?

API Nedir?
Teknik anlamda API (Application Programming Interface) kelimelerinin kısaltılması olarak söylenen ve dilimizde “Uygulama Programlama Arayüzü” olarak bilinen, bir uygulamanın işlevlerine dışarıdan veya uzaktan erişilip bu işlevlerin kullanılmasını sağlayan arayüzdür. API, web uygulaması, işletim sistemi, veri tabanı, donanımlar yahut yazılım kütüphanesi için kullanılabilir.

API, bir sunucunun üzerindeki uygulamaya farklı platformlardan ulaşılmasını ve yanıt vermesine olanak sağlar. Web API’lerinin tamamı REST (Representational State Transfer) mimarisi üzerinde dizayn edilir. Bundan dolayı platform bağımsız çalışır. Bu mimari GET, POST, PUT, DELETE metotlarının hepsini desteklemektedir. Web API çıktıları talebe göre JSON, XML gibi çeşitli çıktıları olabilir.

API Kullanımı

API’ler genellikle web geliştiricileri ve program geliştiricileri tarafından kullanılmaktadır. Bir programın farklı bir servisin özelliğinden de faydalanması gerektiği zamanlarda API kullanarak bu fonksiyonların tam olarak yerine getirilmesi gereklidir.

API kullanımın asıl amacı bir uygulamanın bütün veya bazı metotlarını diğer uygulamalara kullanıma açarak uzaktan gelecek veri ve bilgi taleplerini kolayca ve hızlıca karşılamaktadır.
API’ler otomasyon imkanı verir, süreçleri hızlandırmayı, programatikleştirmeyi saglar.

API Örnekleri

Sizinle etkileşime girebilecek, pek çok sektörden birçok ortak Application Programming Interface (API) bulunur. Bazı platform şirketlerinin kodlarına bir API üzerinden programlı olarak erişebilme yeteneği, temelde onları bir platform yapan şeydir. Bazı belirgin API örnekleri şunları içerir:

Kodunuzu Google Haritalar hizmetinden tüm Google hizmetlerine bağlayabilmenizi sağlayan Google API’leri. API’ler Google için çok önemlidir ve lider bir API yönetim platformu olan Apigee’yi satın almışlardır.
Facebook’un sosyal grafik ve pazarlama araçlarına programlı olarak erişmenizi sağlayan Facebook API’leri. (Şirket, Cambridge Analytica ve diğer skandallardan kaynaklanan bu API’ler üzerinden erişebildiğiniz kullanıcı verilerini kısıtlamaktadır.)

Kadınlar ve erotik rüyalar

Yazıda, kadınların sıklıkla gördüğü 5 erotik rüyadan söz edilmiş ve altına da anlamları yorumlanmış.  Yazıya göre kadınların gördüğü 5 erotik rüya; bir ünlüyle birlikte olmak, kalabalıkta sevişmek, kız arkadaşlarının sevgilisiyle sevişmek, patronuyla sevişmek ve başka bir kadınla sevişmekmiş. Hiç birisine itirazım yok. Hele “kız arkadaşlarının sevgilisiyle sevişmek” ve “patronuyla sevişmek” şıkları her nedense bana daha bir iç gıcıklayıcı ve yakın geldi. Yerim dar olduğu için (!) “kalabalıkta sevişmek” ve “patronuyla sevişmek” seçeneklerine hiç girmek bile istemiyorum. Ancak haftanın polemiğini yaratmak için, kadınlar hiç normal rüya görmez mi? demek geliyor içimden. Şöyle adam gibi sevgisini rüyasında gören hiç mi hatun yok? gibi bir soru da sorulabilir.

 

Son olarak, “Kız arkadaşınızın sevgilisiyle sevişmek” konusunu kafasına takanlara kadınlara küçük bir açıklama yapmam gerektiğini hissettim. Öncelikle hemen panik yapmayın. Böyle bir rüya görmeniz hayatınızda gün geçtikçe eksilen tutku ve tatminin habercisidir. Kendinize rüyada gördüğünüz ve en çok hoşunuza giden şeyi sorun. Gerçek hayatta sahip olmadığınız bir şey ise kesinlikle şaşırmayın. İşte bu gibi eksiklikler size bu rüyaları gösteriyor. Ancak her şeye rağmen kasmaya gerek yok. Hayatınızı bildiğiniz gibi yaşayın.